Her şey 2014 yılında, Ege’nin huzur dolu kıyısında, Sığacık’ta başladı.
La Du De Art Cafe’yi bir işletme kurmak için değil; soframızı büyütmek için açtık.
Biz bir aile işletmesiyiz. Mutfağımızda annelerimizin ve büyüklerimizin tarifleri, masamızda ise dostluğun, paylaşmanın ve emeğin değeri var.
Köklerimizden gelen tarifleri, Sığacık’ın yerel üreticilerinden temin ettiğimiz en taze ürünlerle buluşturduk. Mevsiminde toplanan sebzeler, zeytinyağı kokan Ege sofraları ve ev yapımı lezzetler… Tüm bu tatları kendi yorumumuzla modernize ettik; ancak özünden hiç uzaklaşmadık.
Yıllar içinde misafirlerimiz yalnızca kahvemizi içmeye ya da yemek yemeye gelmedi; tariflerimizin gelişmesine de katkı sağladı. Aldığımız her geri bildirim bizim için çok kıymetliydi. Özellikle enginar tariflerimiz zamanla La Du De’nin imzası hâline geldi. Enginarın en doğal, en lezzetli ve en yaratıcı hâlini sunabilmek için mutfağımızda defalarca denemeler yaptık. Ortaya çıkan lezzetler, Sığacık’a yolu düşenlerin unutamadığı tatlara dönüştü.
Bugün ise o sofrayı daha da büyütmek istiyoruz.
Kendi mutfağımızda hazırladığımız, yıllardır misafirlerimize sunduğumuz ve sevgiyle geliştirdiğimiz reçetelerimizi artık kavanozluyoruz. Çünkü La Du De lezzetlerinin yalnızca Sığacık’ta kalmasını istemedik. Aynı samimiyeti, aynı doğallığı ve aynı özeni Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara taşımak istiyoruz.
Her kavanozun içinde bir aile emeği, bir Ege hikâyesi ve yılların birikimi var.
La Du De; bir kafeden doğan, ancak kökleri ev mutfağına dayanan bir marka.
Bizim için üretmek, paylaşmak demek.
Soframıza hoş geldiniz.